Discovery’de hayatta kalma varyasyonları
Ekonomik krizden dolayı giderek inceleşen ayağımızın altındaki topraktanmıdır bilinmez, Discovery Channel bu ayı “Hayatta Kalma Ayı” ilan etti. İlan etmekle de kalmadı, zor durumlarda hayatta kalma konsepti ile ilgili irili ufaklı birçok belgeseli de peşi sıra ekrana sürdü. Bu serideki belgeselellerden özellikle ikisi var ki, hele bir de arka arkaya gösterildiklerinde tam bir beyin cümbüşü, el ayak dolanması yaratıyorlar.
Bunlardan biri Ayı Griz denen ve adının hakkını hoyratlık katsayısı ile veren şahsın başrolde görüldüğü “Ultimate Survival”. Diğeri de son derece gariban bir beyefendinin başrolünde görüldüğü “Survivorman”. Her iki yapım da kahramanların ıssız, Allah’ın unuttuğu bir toprak parçasına, (dünyanın dört bir yanında çöl, buzul, kayalık, orman, bataklık olabiliyor) bırakılması ve kahramanın burada nasıl hayatta kalınabileceğini çeşitli örnek uygulamalar ile kameralar aracılığı ile izleyicilere aktarması teması üzerine kuruluyorlar. Ama aktarım biçimi ve son tahlil değerlendirmesi itibarıyla birbirlerinden ölesiye farklılar.
Ayı Griz denen ayı, böcek, kurt, solucan, çürümüş leş, kıvır kıvır yılan, ve hatta yoluna çıkan azman bir timsahı bile yakalayıp yiyebilirken, patetik rakibi Survivorman bunları gördüğü yerde kaçacak delik arıyor. Buna karşılık Ayı’nın maceraları yanında ve peşi sıra gezen kameraman ayı tarafından aktarılırken, survivorman kendi garibanlığını kendisi çekmeyi tercih ediyor. Griz beyoğlumuz hayatta kalma noktasında izleyiciye ümit ve güç aşılarken, diğeri kısaca geberip gidersiniz ekolünü tercih ediyor. Grizin bitirim, diğerinin sünepe olduğu göz önüne alındığında zorlu koşullarda hayatta kalmak için öküz derisi gibi deri, taşı bile öğütecek bir mide ve kıllı yünlü her mevzuya korkmadan atlayacak kadar şapşallığa ihtiyaç var. Diğer yandan macerasını tek başına yaşayan Survivorman’in sefaletini, ekürisi kameramanla, kurgusal bir atmosferde ve bir senaryo düzeneğinde ilerleyen Griz’in variyeti ile karşılaştırdığımızda, çıkarabileceğimiz bir başka sonuç da bu tür bir ortamda hayatta kalabilmek için kameramanın cebindeki çikolatalara ihtiyaç duyulduğu da olabilir. Bu durumda da takdir edersiniz ki kafalar karışıyor haliyle, rol modelimizi belirleyemiyoruz…